Susumu Haykırmaya Geldim!


Yaşamaya gelmedim bugün,
buruşmuş ellerimle, koparmaya geldim kuruyan dallarını.
Dökmeye geldim sararmış bakışlarını.
Yaşamaya gelmedim bugün,
ak düşen saçlarımla saçlarına yıldız takmaya,
karanlık yanını aydınlatmaya geldim.
Sana ay ışığı getirdim.
Gözlerindeki yakamozu göresin diye.
Gözlerimi dikiverip görmeme sebep gözlerine,
gevelemeye geldim ağzımdakileri kızaran yanaklarımla.
Altını çizmeye geldim değerinin.
Üzerine vazife olup, bağdaş kurmaya geldim sevdana.
İster yaşat ister yaşatma:
Sana geldim bugün…
Başka isyanım kalmamışken susmaktan öteye,
susumu haykırmaya geldim,
fikrimde çözemediğim bir muammayla.
Sana susamışlığımı, sana kanamışlığımı,
sana yazılmışlığımı haykırmaya geldim.
Sensizliğin acısını,
En onulmaz sancısını,
hiç sönmeyen yangınını gördüm de geldim.
Gördüm; nasıl büyürmüş insan, bakınca gözlerine..
Nasıl damlarmış bal ağızdan…
Gördüm hilal dedikleri kaşın, sırma dedikleri saçınmış.
Gördüm ki benim yar bildiğim;
O dillerde dolanan goncaymış; henüz açılmamış.
Gördüm ki aya giden bile dönmüş de geriye
Sana giden dönmemiş…
İşte kapındayım.
Ben geldim, sana geldim; gitmek için sana.
Peki ya sen kimdesin?
Not: "ömürgöz" ile birlikte yazılmıştır.

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !